94 yıl önce bir yangın felaketine kurban giden Kuşdili Lokali, sıradan bir kulüp binası değildi.
Burası İmparatorluk’tan Cumhuriyet’e, devletimizin himayesindeki gerçek bir “Millet Projesi”ydi. Stadımız ve çevresi, 1900’lü yılların başından bu yana, dünyanın en büyük açık hava spor müzesidir.
Biz, bu müzenin küller altında kalan en değerli parçasını yerine koymak istiyoruz.
Bu bina, Milli Mücadele’nin Anadolu’ya açılan kapısı, zaferden sonra komutanlar ile milletvekillerinin uğrak yeri ve Türkiye Futbol Federasyonu’nun fiilen kurulduğu noktadır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk; 1932 yangınından sonra yaptığı bağışla 'Bu bina yaşamalı' iradesini bizzat ortaya koymuştur.
Aziz milletimiz de, yurdun dört bir yanından gönderdiği bağışlarla bu mirasa tek yürek olarak sahip çıkmıştır.
Projemizin tatbikine imkân tanındığı takdirde; vizyonumuz aslına uygun, çevreye duyarlı, ahşap ve zarif bir köşk estetiğidir.
Böylece Kuşdili Çayırı, üzerindeki yegane imza olan bu bina ile, asıl tarihi kimliğine kavuşacaktır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hatırasını yaşatarak, Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere, devlet büyüklerimizi ağırlayacak makam odamız, projemizde şimdiden hazırdır.
Devletimizden tek istirhamımız; buranın “Tarihi Bina” olarak tescil edilmesidir. Fenerbahçe Spor Kulübü, manevi tapusu milletimize ait olan bu vatan borcunu ödemeye hazırdır.